Johnnyler ve Mehmetler: Burcu Çevik-Compiegne’in yorumu

Burcu Çevik-Compiegne Sydney, University of Technology, İletişim bölümünde doktora öğrencisi. Birinci Dünya Savaşı’nın Hindistan ve Türkiye’deki yankıları konulu tezini sunmaya hazırlanıyor.

Birinci Dünya Savaşı, ölen askerlerin anılmasında Avrupa’da ve Avustralya’da yeni bir sayfa açtı. Daha önce ölen her askerin ismi bu kadar sistematik olarak anılmamıştı. Avustralya’da savaşın başından itibaren her köy, her semt kendi anıtını ve kendi onur listesini yaptırdı. Onur listeleri savaşa katılanların veya savaşta ölenlerin hatırlanması için, genellikle kiliselerde, okullarda, spor klüplerinde ve diğer halka ait yerlerde sergilenmeye başladı. Bu onur listeleri halkın sadece acısını değil, aynı zamanda gönüllü askerleriyle övüncünü de göstermeyi amaçlıyordu. Onur listelerinin açılışında yapılan bazı konuşmalar, askerlik hizmetine verilen değerin gösterilmesinin diğer gençleri de askere yazılmaya teşvik edeceği umudunu açıkça dile getirmişti. Savaş bittikten sonra, İmparatorluğun Savaş Mezarları Komisyonu savaş alanlarında diktiği anıtların yanısıra, kaydedilmiş olan mezarları da inşaa ettiği kalıcı mezarlıklarda topladı.

Bunun tersine, Türkiye’de çok az er ismiyle hatırlandı ve yakın geçmişe kadar mezarların sağlamlaştırılması amaçlı bir çalışma yapılmadı. Savaşta ölmek ve mezar taşının olmaması sadece şehadetin bir koşulu olmakla kalmayıp, aynı zamanda vatan toprağının kutsallığının da temeli olarak kabul edilir. Türk milli marşının ‘Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı! Düşün altında binlerce kefensiz yatanı’ dizeleri bu düşünceyi etkili bir dille ifade eder. Ancak, İtilaf ülkelerinin bunca yıldır mezarlarının bakımına gösterdiği özen karşısında, bu şehitlik kavramına rağmen, Türk halkı kendi dedelerinin unutulmasından ve mezarlarının terkedilmesinden üzüntü duymaya başladı. Son yıllarda Türkler de Çanakkale’de anıtlar ve mezarlıklar inşaa etmeye başladıysa da, aile tarihine yeni yeni ilgi duyan Türk halkının savaşta ölen askerlerle olan aile bağları çoğunlukla unutuldu.

Johnnies and Mehmets dijital anıt projesi, Avustralya’nın askerlerini tek tek, isimleriyle anma geleneğine Çanakkale’de savaşan ve torunları Sydney’de yaşamakta olan Türk askerlerini de dahil ediyor. Onların tarihini, Sydney’in yerel halkının tarihine ekleyerek Türkler ve Avustralyalılar arasında yeni köprüler kuruyor ve bu dostluğa anlamlı bir katkıda bulunuyor.

Burcu Çevik-Compiegne